9 Temmuz 2011 Cumartesi

Mendilci çocuk



"Bedrettin'e..."

merhameti anasının memesinde bıraktı bedrettin.
doğmadan adananın sıcağında,
çıplak ayakla
yürümek yazıldı alnına
haliçin soğuk yollarında.
11 yaşına 11 bin damla yaş sığdırdı bedo.
üstelik silemedi de elindeki mendil
hiçbir damlasını
hiçbir yaşının.
bedrettin çocuktu
bedrettin göçtü
bedrettin açlıktı
yoksulluktu
yalnızlıktı
cahillikti
alınteriydi.
bedoydu o
adana kadar sıcak
istanbul kadar varoş
haliç kadar güzel
"dayak" kadar cenetten çıkma !!!

***
gözyaşı ve mendil hiç yakışmadı işte o gün birbirine.
hiçbir gün olmadığı kadar yakışmadı.
bedrettin kadar ufak,
bedrettin kadar masum ellerdi
çocuk bedeninde çoğalan.
ananın koynuna gömülmüş merhametin
vicdanlara yazılmış acımanın
inançlardan alınmış düsturların emriyle
allah rızasına
"insan"lık aşkına
50 kuruşun hatrına
ölmüşlerinin canına
başının gözünün sadakası için...
her gün yollardaydı bedrettin.
her gün çıplaktı oysaki ayakları
ve hergün üşüyordu...
dayak zaten en iyi bildiği şeydi ya,
babadan kalma da tek mirasıydı.
gasteler yazmasa morarmış gözünü
çatlamış başını
yarılmış kaşını
kırılmış kolunu
devlet babası zaten biliyordu onun nasıl bir bela olduğunu.
üstelik biz de biliyorduk;
sokaklarda peşimizde koşturan veledleri..
arabamızın camına yapışanı
falanı filanı...
ve ne de bıkmıştık onlardan.
temiz arabamızın camına dayandıkça küçücük elleri
nasıl da tiksinmiştik!

Bedrettin'in kirli yüzü
hepimizin kararmış utancıydı oysaki.
ve o gün
haliçin soğuk yollarında
iki kininden çok daha küçük
ve özünde çok daha masum el uzandı
bedrettinin olgun çocukluğuna.
ekmekti ya dert
bir oyuncak bile alamadıktan sonra
neye yarardı ki o ekmek!
bir yuva olmadıktan sonra
neye yarardı ki şevkat!
bir insan eli vicdanında
ve son model arabasının otomatik camında...
uzanmadıktan sonra o temiz eller bedrettinin bit sarmış başına
neye yarardı ki yaşamak
ve çocuk olmak.
oysa ki çocuktu bedo
bedenine yüklenmiş tüm yüklerin inadına.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder