9 Temmuz 2011 Cumartesi

öyle bir sevdalık değildir onunkisi



yoktur dünyanın adaleti,
bilir gözyaşlarından sel doğmayacağı.
ellerinde baharın habercisi bir kavak ağacı pamuğu...
açar gönlünü huzur veren ellere
bakmaz dünyanın güzeline hoşuna...
yel yemiş mazisi, düşündükçe ufaktan üşür.
üşür, bedenini sarmayan elleri düşündükçe.
kavimdir, kervandır yüreği
ve bir gecelik değildir konaklaması bu sevdada.
ayaklarındaki nasır açıtmaz, caresizliğin verdiği acı kadar.
bir tutam sevda umut diler tanrıdan
onursuz ve gurursuz değildir,
boyun bükmez!
bilmez kaç kere daha bu hallere düşeceğini...
bilmez kaç vakit daha bilinmezden umut dileneceğini.
yorgundur bedeni
kızgın ve kırgındır
çekip gidenlere!
öyle bir sevdalık değildir onunkisi,
"insanlık için" der hep...
hep "insanlık için" verir mücadelesini.
bir urganın gerildiği ahşap iskele
bir delikli demirin sülieti
bir kılıcın keskin mi keskin yüzü acıtmaz canını...
onu kahreden, gerçeğe kapanmış gözleri görmektir.
onu kahreden, umutsuzluğa boyun bükmüş yüzlerdir.
onu kahreden, yarın bilmezliktir.
yoktur dünyanın adeleti bilir...
ama yine de sarılır koprırcasına, bir solukluk umut kokan an'a...
Bahardır onun mevsimi...
sarılır koparırcasına,
güneşin her gün bir kez daha doğmaktan üşenmediği yurdunun toprağına.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder