10 Şubat 2012 Cuma

Kendine meşhur



"Varoş mahallelerinin bıçkın delikanlılarına..."

biz de kendi çapımızda meşhuruz en nihayetinde!
misal, bakkal resul emmi her sabah bir el sallar da öyle uğurlar.
minibüste eş dostla karşılaşır bir selamlaşırız,
varoş tepelerin güzelleri bir göz süzer de utanır başını önüne eğer
biz mahur delikanlıyız ya ufaktan bir tebessüm ederiz de üstelemeyiz;
ayıptır!
sonra iş güç aleminde adımız sanımız bilinir.
kapısından girdiklerimiz -sağolsunlar-
buyur geçi eksik etmezler,
bir çayın da lafını etmezler.
Beyoğlu'nda çekim yapılırkene bir iki kameranın önünden geçmişliğimiz de vardır hani...
e, eş dost ortamın da türkü de söyleriz,
utanmayız hani...
biz de kendi çapımızda sanatçıyız yani...
üstelik liseye kadar resim dersinden hep beş pekiyi ile geçtik,
çizittirdiklerimiz sınıf duvarında aylarca sergilendi de
picassoya göz kırptık,
"hadi len seninkiler de resim mi, bak şu dağlara, nehire, ağaçlara..."

ayıp mı kardeşim meşhur olmak!
bir yakının düğününe süslenip püslenip de gittiğimizde,
"bak falancanın oğluna, filinta gibi delikanlı maşallah" demiyor mu teyzeler?
diyor!
e, bizimde kendi çapımızda bi karizmamız var tabi...
rugan ayakkabılarımızı boyamadan çıkmayız misal.
-sağolsun- anamız gömleklerimizi pantollarımızı ütüler,
bizi ele güne madara etmez.
kuaför Yunus'un da parfümünü sıktık mıydı
"olm bitirdin a.q" nidalarından kaça kaça mis gibi kokumuzu salarız ki,
öf diyorum, bizden kralı yok bu alemde...

öyle yani...
biz de bu alemin delikanlısıyız yani kendi çapımızda.

hadi eyvallah...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder