11 Mayıs 2012 Cuma

Herakletios'un haksız çıktığı memleket: Türkiye


Aşağıdaki linke yer alan Radikal'in haberini okurken Moğollar'ın Geri Sar şarkısını dinlemek gerekir aslında. Şundan ki; yıllar evvelinde F Tipi Cezaevlerini güzel göstermek amacıyla bu hapishaneleri gezdirmek için memlekette ne kadar ulusalcı ya da o kafalarda gazeteci varsa davet edilmiş, ertesi gün gazetelerde bu ölüm yuvalarına 5 yıldızlı otel muamelesi yapılmıştı. Aynı cezaevlerini gezen Türkiye Tabipler Birliği, TAYAD, Mazlum-Der, İnsan Hakları Derneği v.b. sivil toplum kuruluşlarının sonrasında yayınladığı, "bu cezaevlerinde insanlar yaşayamaz. Ciddi sağlık problemleri oluşur. İnsanlar aptallaştırılmak isteniyor" yönündeki raporlar ve bildiriler ise, dönemin gazetelerinde hak ettiği yeri bulamamıştı. Bugün de, bu cezaevlerine hangi köşe yazarlarının davet edileceği malum. Yani, biri bantı geri sardı lakin, o makinist Cahit Berkay'ın seslendiği makinist değil!
İşin ironik tarafı, 19 Aralık 2000'de sözde Hayata Dönüş Operasyonu için cezaevlerinde onlarca insanın öldürülmesine, sakat kalmasına, sağ kalanların da daha sonra F tipi ölüm yuvalarına tıkılmasına vesile olan dönemin rütbelileri v.s. bugün o ölüm yuvalarına takıldılar. Eğer ki, bu bir ders verme ve o gün yaptıklarınızı şimdi bugün siz yaşayın meselesi olsaydı, ammenna derdik. Kan, kanla temizlenmez diye eklerdik vicdanımızla; belki bu kadar da zulm etmezdik. Lakin, bugün onları tıkanlar ve bu ironik tabloyu yaşatanlar da hiç de onlardan masum değiller!
Bu da özetliyor ki; ironi, memleketimizin damarlarına işlemiş. Böyle saçmalıklar bile artık bizlere doğal geliyor. Bu da gösteriyor ki; Türkiye'de tarih, Herakletios'u haksız çıkarıyor: Bu memlekette, aynı suda birkaç kez yıkanılabiliyor. Değişen sadece "suyun" rengi oluyor! Ya da farklı bir yaklaşımla; katırı boyayıp eşek diye satmak bu ülkede geçerli bir yöntem. Ne de olsa, eğilip altına bakan yok, katır mıdır eşek midir diye!






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder