16 Nisan 2013 Salı

İllet olduk 'Dilek' misali!



-Dilek Özçelik'e...-

İllet yapışmıştı bir kez canına neylesin!
Neylesin de bulsun buluştursun ilacı?
Netsin neylesin zaar illet yapışmıştı canına...
Ve dermanı olan ilaç rant kurbanıydı,
Onlar, bu rantın kurbanı.

Utanmadı, çekinmedi, dikildi bir "efendi (!)"nin karşısına.
Çok laf etmedi, "sağlığımı istiyorum" dedi.
Çok ucuz geldi "efendi"ye sağlık!
Çıkarttı üç kuruş sıkıştırdı cebine,
"al bu iyi eder seni..."
Etmedi !
Daha da kötü etti Dilek'i.

Gözyaşları kurşun gibi döküldü gözlerinden.
Terörist mi olmuştu acep o dakka Dilek!
Alabileydiler içeri iyiydi,
kurtulurlardı belki
Dilek'in vicdanları delip geçen gözyaşlarından.
Kurtulurlardı belki,
yavşak suratlarından dökülen samimiyetsiz sırıtışlarını bir anlığına endişeye boğan bu durumdan.

Dilek'in gözyaşları hepimizin ağzına sıçtı.
Bir o "efendi"nin canı yanmadı.
Dilek'in onca isabetli gözyaşı için
"Delip geçmiştir şimdi 'efendi'nin vicdanını" demiştik,
yine bilememişiz!

Kamuoyuna havale etti "efendi",
Belki üç beş yavşak çıkar da hak verir niyetine.
Dilek illetinden dert yanıp da "efendiliğini" koruyup "efendi"nin kapısını çalmıştı,
"Efendiliği" postundan ötesine taşıyamamış "efendi" şimdi hepimizi illet etti.
 Hepimiz Dilek misali illete gark olduk o an.

Adın da ne güzelmiş senin be güzelim!
Hep bir umut saklıdır ardında...
Adının hakkını verip de bir umut ararken "efendi"nin kapısında,
bir kez daha gösterdin o güzelliğini bize.
Ve şimdi adını tuttum,
Yani dileğimdir ki o,
Yıkılsın bu "efendiler"in düzeni.
En büyük illetimizden işte o gün kurtulmuş oluruz!









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder